Alacaklıdan Mal Kaçırma
Borçlunun Alacaklıdan Mal Kaçırması

Borçlunun Alacaklıdan Mal Kaçırması Durumu

Borçlunun alacaklıdan mal kaçırması, kendine karşı alacaklı tarafınca yapılan icra takibi aşamasında ve alacağın tahsili nedeni ile başvurulmasından önce borçlunun malik olduğu malları mülkiyetinden çıkarmak kaydı ile haczedilmesini ve satılmasını engellemek amacı ile yapmış olduğu eylemdir.

Borçlu çeşitli nedenler ile borçlarını ödemekten kaçınarak ve cebri icra aşamasında hacizden önce mallarını satarak mal kaçırmaya teşebbüs edebilmektedir.

Hukukumuzda mülkiyet hakkının sağlamış olduğu güvence doğrultusunda taşınır ve taşınmaz malların maliki istediği tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

Borçlu kişiye karşı yapılan icra takibi aşamasında genel prensip gereği borçlu malik olduğu malların üzerinde tasarruf işlemi yapabilir.

Takip aşamasında alacaklılar, borçlunun gerçekleştirmiş olduğu tasarruf işlemi neticesinde mülkiyetinde bulunan mallardan alacaklarını temin edecek, borçlunun mülkiyetinde alacakları temin edecek mahiyette mal bulunmadığı halde ise alacaklı ya da alacaklıların borçlunun yapmış olduğu tasarruf işlemlerinden zarar görülen kısım kadar iptal ettirme ile önleme hakkına sahip olabilecektir.

Alacaklının, İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca belirtilen şartları sağlaması ve belirtilen süre içinde tasarrufun iptali davası açması durumunda borçlu tarafından gerçekleştirilen tasarruf işlemlerinin iptal edilmesi sağlanabilir.

Tasarrufun İptali Davası Nedir?

Tasarrufun iptali davası İcra ve İflas Kanunu 277. madde ile devamında düzenlenmiştir.

Alacaklıdan mal kaçıran borçlunun yapmış olduğu tasarrufları iptal etmek ve alacaklısına zarar vermek kastı ile tasarrufta bulunan borçlunun tasarruflarının iptalini sağlamak amacı ile tasarrufun iptali davası açılabilmektedir.

Tasarrufun İptali Davası Şartları Nelerdir?

Tasarrufun iptali davasının açılabilmesi için bazı koşul ve  şartların oluşması gerekir.

Buna göre;

Alacaklının alacağına dair icra takibi ile ilgili şartlar bulunmaktadır.

İlk öncelikle takip tarihinde kesinleşmiş bir alacağın olması gerekmektedir.

Bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibi kesinleşmiş olmalıdır.

Ayrıca borçlu olan kişi iptali istenen tasarrufun yapıldığı tarihte borçlu olmalıdır.

İlgili tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılması gerçekleşmesi gerekir.

İlgili borç içinde alacaklının elinde aciz vesikası bulunması lazımdır.

İcra dairesince verilen bu aciz vesikaları hiçbir harca tabi olmamaktadır.

İcra dairesinden temin edilebilecek aciz vesikaları, haciz tutanağı, ihtiyati haciz tutanağı, rehin açığı belgesi ve iflasla ilgili aciz belgeleri olabilir.

Dava şartları içerisinde yer alan aciz vesikasının ibrazı, dava esnasında, temyizde yani dava sonlanıncaya denk yapılabilmektedir.

Tasarrufun iptali davasının ivazsız tasarruf ile ivazlı tasarruf, aciz sebebiyle ve zarar verme kastından ötürü tasarrufun iptali talebinde bulunabilmesine yönelik şartlar İcra ve İflas Kanunu 278. ve 300. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 

Tasarrufun İptali Davasında Taraflar

Tasarrufun iptali davasında davacı - alacaklı, borçludan alacağını alamadığından dolayı icra takibi açan ve tasarrufun iptali talebi ile dava açan kişidir. 

Davalı - borçlu ise borcunu ödemeyen ve kendisine karşı tasarrufun iptali isteminde bulunulan kişiyi ifade eder.

Elinde geçici aciz vesikası olan bir alacaklı tasarrufun iptali davası açabileceği gibi kesin aciz vesikası olan her bir alacaklı da bu davayı açabilmektedir.

Tasarrufun İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tasarrufun iptali davasında görevli mahkeme genel kurallara ilişkin olarak belirlenmektedir.

Tasarrufun İptali Davası Asliye Hukuk Mahkemesine açılabilmektedir.

Tasarrufun İptali Davası Zamanaşımı

Tasarrufun iptali davası açma hakkı, iptali talep edilen tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşmektedir.

Belirtilen süre hak düşürücü süre olduğu için bu sürenin geçmesinin ardından tasarrufun iptali davası açılamamaktadır.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları