Nafaka Ödenmezse Ne Olur?
Nafaka Kaç Ay Ödenmezse Dava Açılır?

Nafaka Ödememe Cezası

Nafaka, boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinin ardından maddi olarak zorluğa düşecek olan kimseye bağlanan ve her ay ödenmesi gereken para dır.

Nafaka bir kimsenin geçimini sağlaması için mahkeme tarafınca bağlanan aylık olarak ta ifade edilebilmektedir.

Boşanma davalarında mahkeme sürecinde ya da mahkeme sonunda alınabilecek eş ve çocukların mağduriyetini önlemek amacı ile bağlanan nafaka türleri mevcuttur.

Peki, nafaka nasıl tahsil edilir?

Boşanma davası sürerken hakim tarafınca bağlanan nafaka"Tedbir"nafakası olmaktadır.

Tedbir nafakası boşanma davası süresi boyunca devam eder.

Boşanmanın ardından da alınabilecek iki tür nafaka vardır. Bunlar ise;

*Eşe ödenen yoksulluk nafakası,

*Çocuğa ödenen iştirak nafakası'dır.

Nafakaya mahkemeler tarafınca hükmedilmesi kadar nafakanın tahsil edilebilmesi hususu da günlük hayattaki ödemeleri gerçekleştirmek açısından önem taşımaktadır.

Mahkeme tarafından nafaka ödemesine karar verilen kişi her ay düzenli olarak nafaka miktarını banka hesabına ya da elden tam olarak düzenli bir şekilde ödemesi gerekir.

Nafakanın tahsili konusundan herhangi bir sıkıntı yaşanmıyor ise icra yoluna başvurulmasına da gerek yoktur.

Bununla beraber kimi zaman boşanan eşler mahkemeler tarafından bir ilam yada ara kararla hükmedilen nafaka yükümlülüğünü yerine getirmek istemeyebilirler.

Bu durumda nafakanın nasıl tahsil edileceği merak konusu olmaktadır.

Bu sorunun çözümü için en iyi yol icra dairesi aracılığı ile nafakanın tahsilidir.

İcra takibi ile nafakanın talep edilmesi ödemelerin düzenli bir şekilde yapılıp yapılmadığı denetimi nafaka alacaklılarına sağlarken aynı zamanda da nafakanın ödenmemesi halinde nafaka borçlusuna müeyyide uygulaması sureti ilen nafakanın ödenmesi sağlanılabilmektedir.

*Tedbir Nafakası

Boşanma davası esnasında talep edilebildiği gibi dava öncesinde de ihtiyaç sahibi veya çocuk yararına hükmedilen nafaka türüdür.

Boşanma davasının öncesinde istenilen tedbir nafakası'nda eşleri ayrı yaşamakta haklı olduğunu her çeşit delil ile ispatlaması gerekmektedir.

Bu nafaka türü taraflarca istenileceği gibi hakim tarafınca da re'sen de hükmedilebilir.

"Boşanma davası esnasında istenilen tedbir nafakası ise, Medeni Kanun'un 169'uncu maddesinde düzenlenmiştir.

Buna ilişkin olarak, "Boşanma ya da ayrılık davası açılınca hakim davanın devamı süresi boyunca gerekli olan özellikle eşin barınmasına, geçimine, eşlerin malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır."

Madde hükmünde de yer aldığı gibi boşanma davası açılmakla nafaka isteme hakkı doğar ve dahi talep olmaksızın hakim tarafınca ihtiyacı olan eşin barınması, bakımı ve çocukların korunması adına gereken tedbirler alınır.

Lakin unutulmaması gerekir ki, tedbir nafakasına hükmedilmesi geçici bir önlem olmakla beraber boşan davası hakkındaki hüküm kesinleşene denk süren bir tedbirdir.

Tedbir nafakasının başlangıç tarihi ise dava tarihidir.

Gerek boşanma davası öncesi gerek ise boşanma davası esnasında talep edilen nafakalar için Aile Mahkemelerine ve bu mahkemelerin yokluğunda Asliye Hukuk Mahkemelerine başvuruda bulunulabilir.

Hukuk düzeni aile düzenini bu denli korurken nafaka ödemekten imtina eden nafaka borçluları hakkında yukarıda da yer verdiğimiz üzere icra makamları aracılığı ile gerçekleştirilen düzenlemeler mevcuttur.

Boşanma davası esnasında talep edilen karar verilen nafaka hakkında mahkemeler tarafınca düzenlenen tensip zaptı aracılığı ile hüküm kurulur.

Tensip zaptının onaylı örneği icra müdürlüklerine sunulacak olan takip talebine eklenmektedir.

Bu hususta söylemek gerekiyor ki, ortada kesinleşmiş bir ilam olmadığından tercih edilmesi gereken takip yolu ilamsız takip yolu olmaktır.

Burada ki tedbir nafakası ihtiyati tedbir niteliği taşımaktadır.

Boşanma kararının kesinleşmesinde bu nafaka hüküm ifade etmez.

Yoksulluk ve iştirak nafakası, tedbir nafakasından farklılık göstermekle birlikte icra makamları aracılığı ile tahsili açısından kendi arasında benzerlik gösterir.

Yoksulluk  nafakası boşanma davası ile yoksul duruma düşeceğini ispatlayan eş lehine hükmedilir.

Ancak yoksul duruma düşecek diğer eşten daha az kusurlu olunması gerekir.

Eşit değerde kusur söz konusu ise mahkeme tarafınca yoksulluk nafakasına hüküm edilemeyebilir.

Yoksulluk nafakasının başlangıç tarihi boşanma kararının kesinleşme tarihi olmaktadır.

İştirak nafakası, çocukların velayetini üzerine alan eş lehine hükmedilen nafaka olmaktadır. Aslında bu nafaka türünde nafakanın sahibi çocuklardır. Velayet tevdi olunan tarafa nafakanın ödenmesine karar verilmektedir.

Hakim tarafların sosyoekonomik durumlarını gözeterek hüküm kurmaktadır.

İştirak nafakası boşanma kararının kesinleşmesi ile beraber başlamaktadır. Fakat unutmamak gerekir ki iştirak nafakası boşanma kararının kesinleşmesinden sonra talep edilebilir ancak.

Nafaka borçlusu nafaka borcunu kendiliğinden ödemediği durumda iştirak nafakası ile yoksulluk nafakasının tahsili kesinleşen ilam aslının icra takibine eklenmesi ile icra müdürlüklerine başvurularak yapılır.

İcra müdürlüğü tarafınca borç tutarını içeren bir icra emri borçluya gönderilir.

İcra emri olmasına rağmen nafaka kurallarına uymayan nafaka borçlusu için icra iflas kanunun 344'inci maddesi uyarınca, alacaklının icra mahkemelerine başvuruda bulunarak yapacağı şikayet üzerine 3 aya kadar tazyik HAPSİNE KARAR VERİLİR.

Söz konusu tazyik hapsi nafaka borçlusunun borcunu düzenli bir şekilde ödemesini disiplin etmek amacı ile getirilmiştir.

Zaten tazyik hapsinin uygulanmasından sonra yine kanuna göre, karar gereği ifa edilirse, borçlu tahliye edilmektedir.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları